Lida | Orjinal Lida Resmi Satış Sitesi - Kargo ÜCRETSİZ!


İnsanın günlük karbonhidrat gereksinmesi konusunda kesin bir görüş yoktur. Dünya üzerindeki bazı insanlar, Eskimolor gibi, çok az karbonhidrat bulunan diyetlerle beslendikleri halde herhangi bir yetersizlik belirtisi göstermemektedirler. Yapılan çeşitli araştırmalarda günlük diyette karbonhidratlar çok fazla azaltıldığı zaman, vücudun enerji gereksinmesi için yağları ve proteinleri fazla kullanması sonucu üremi ve ketosiz diye adlandırılan belirtilerin meydana geldiği gösterilmiştir. Zaten normal beslenme alışkanlıklarımızda karbonhidratları az almaya imkan yoktur, karbonhidratların en çok bulunduğu tahıllar ve mamulleri, baklagiller, sebze ve meyveler en ucuz besinlerdir ve halk çoğunluğunun esas besin kaynağını oluşturmaktadır. Bu besinler, karbonhidrat yanında diğer besin öğeleri de sağlarlar. Halbuki şeker ve nişasta sadece karbonhidrattır. Bu bakımdan daha pahalı, fakat besin değeri yönünden daha düşük olan şeker ve nişasta yerine sebzeler, baklagiller ve tahıllar tercih edilmelidir. Enerjinin % 55-60′ının karbonhidratlardan gelmesi uygundur.
Gereksinmeden fazla alınan karbonhidratlar yağa çevrilerek şişmanlığa neden olduklarından, şişmanlamaya meyilli olan kimseler nişasta, şeker ve tahıldan yapılan yiyecekleri fazla almamalıdırlar.

Karbonhidratlar diş çürümesi ile de ilgilidirler. Bilhassa çocukların kısa aralıklarla şeker yemeleri dişlerinin kolay çürümesinde önemli bir etken olmaktadır. Dişe yapışan şekerler, bakterilerin üremesine neden olmaktadırlar. Diş üzerinde üreyen bakterilerin ürettikleri asit dişin çürümesini kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda Lida ile alınan karbonhidrat vücudunuzun direncini arttırıp, enerjinizi maksimum seviyede tutmanızı sağlar.

Tüberküloz ve grip gibi enfeksiyon hastalıklarının önde gelen ölüm nedenleri arasında yer aldığı geçen yüzyılın ortalarına kadar yağ oranı yüksek, kalorisi yüksek beslenmenin hastalıklara karşı bir miktar koruma sağlayacağı ve iyileşmeye yardımcı olacağı düşünülürdü. 1950′lerde bile, sağlıklı bir beslenme kahvaltıda yumurta, salam ve üzerine tereyağı sürülmüş kızarmış ekmek, akşam yemeğinde biftek ve et suyu soslu patates püresi anlamına geliyordu. Devamı »

Önemli bir bilinmez çok fazla protein tüketmenin uzun vadede etkisidir. Kemik kaybı potansiyel komplikasyonlardan biridir. Çok fazla protein, sindirildiğinde oluşan asidi nötralize etmek için bedeni kemiklerden kalsiyum çıkarmaya sevk edebilir. Çok fazla protein yemenin kemikleri zayıflattığı mı, kemikler üzerinde bir etkisi olmadığı mı, yoksa güçlendirdiği mi hâlâ tartışılıyor. Protein böbrekler üzerine de ekstra bir yük yükler. Bu, muhtemelen sağlıklı böbreklere sahip olan kişiler için bir mesele değildir, fakat hafif böbrek rahatsızlığı (genelde açığa çıkarılmamıştır) olanlar için problem yaratabilir. Yüksek tansiyonu olanlar genelde bu kategoriye girer.
Farklı yüksek protein, düşük karbonhidrat diyetlerine ilişkin tartışmalı diğer unsur insanların rafine karbonhidratlar yerine ne yemeği tercih ettiğidir. Balık, bakliyat ve kabuklu yemişler gibi yüksek proteinli seçenekler bol doymuş yağ içeren hamburger köftesi, biftek ve sosise göre daha iyidir. Ayrıca tam tahıllardan, meyvelerden ve sebzelerden uzak kalmak tahıl lifi, yağ, vitamin ve mineral alımının az olmasına neden olabilir. Besin desteklerinin üstesinden gelemeyeceği eksiklikler doğurur.
İlk Atkins diyeti karbonhidratı esasen her tür şekliyle yasakladı ve yağı göklere çıkardı. Bu diyetin en son versiyonu, başlangıçta hiç karbonhidrat alınmayan bir dönemin ardından bir miktar karbonhidrata (esas olarak meyve, sebze ve bazı tam tahıllar şeklinde) izin veriyor.

Ne zaman beslenmemiz söz konusu edilse, proteinli besinlerin baş temsilcisi olan et tüketimimiz ortaya atılır. Lida Yosun Kapsülü varken fazla et yemekten ya da fazla protein almaktan korkmayın. Genellikle Türk toplumu olarak az et yediğimiz üzerinde durulur. Avrupa’daki gelişmiş ülkelerdeki milletlerin yılda birey başına tükettikleri et miktarı 50 ve hattâ 80 kilo olduğu halde bizde 20 kiloyu geçmediği söylenir. Bu suretle de Türkiye’de aşırı bir protein açlığı olduğu üzerinde durulur.
Bu görüş ve sonuçta, hiç kuşkusuz, bir gerçek payı vardır. Aslında da gelişmemiş, ya da, az gelişmiş ülkelerde durum böyledir. Fakat:

1- Bu hayvansal proteinli besinler açığımız dengeli beslenme standartlarına göre ne kadardır?
2- Et tüketimimiz bakımından verilen bu rakamlar gerçeği tam yansıtabilmekte midirler?
3- Dengeli beslenme kurallarına göre, bir kişinin günlük et ihtiyacı ne kadardır. Yani ne kadar et yemeliyiz? Şimdi bu sorulan cevaplayalım.

1- Avrupa’da birey başına şu kadar, Türkiye’de bu kadar et tüketiliyor konusunda bildirilen rakamlar tam gerçeği yansıtamaz.
Çünkü:
A- Burada bahse konu olan temel konu et değil, hayvansal protein tüketimi ve ihtiyacıdır. Bir kişinin hayvansal protein ihtiyacı yalnız ahır hayvanı etleriyle değil süt, yoğurt, peynir, yumurta, balık, tavuk etleri ile de sağlanır. Şu halde bir ülkede tüketilen et miktarı durumu ile o ülke insanlarında hayvansal protein yetersizliği olup olmadığı hakkında kesin bir yargıya varmak mümkün değildir.
B- Gelişmiş Avrupa toplumlarında birey başına yılda tüketilen 50-80 kilo etin dengeli beslenme yönünden durumu nedir? Onu da bilmek gerekir. Bunun için de dengeli beslenme kurallarına göre günlük et ihtiyacının bilinmesi lazımdır.
Bunu şöyle hesap ediyoruz: Günlük toplam protein ihtiyacımız kilo beden ağırlığı başına 1 g. dır. Yani 60 kilo gelen bir kişi için 60 g. günlük protein ihtiyacı vardır.

Aerobik egzersiz (“kardiyo”) kalp hızmı artıran ve size üf-püf dedirten her türlü aktivitedir. Hafif evresinde normal bir sohbeti sürdürebilirsiniz. Orta evresinde konuşmak güçleşir, yoğun evrelerde ise soluk almanız güçleşir ve konuşamazsınız. Egzersiz ve Lida Yosun Kapsülünün sonuçları mucizevidir. Deneyip etkilerini en kısa sürede görebilirsiniz. Devamı »



Ana Bilgiler

Yazılanlar

Katalog

Anahtar Kelimeler

Kullanıcılardan